Anadolu Beylikleri Dönemi’nin Önemi

Anadolu Beylikleri Dönemi

Beylikler Dönemi’nin önemini anlayabilmek için öncelikle Ön Asya coğrafyasındaki
10. ve 11. yüzyılları kapsayan Türk-İslam döneminin önemini anlatmakla başlamamız
gerekmektedir. Bunun sebebi, Orta ve Batı Asya’dan başlayarak İran coğrafyası ve daha sonra
da Batı Anadolu uçlarına varıncaya değin Türk-İslam devletleşme sürecinin 3 ayrı aşamayla,
bir zincir halinde, birbiriyle birleşik bir süreci izlemesidir.

Eski dönemlerde Oryantalistler, Eski Türk Tarihi’ne mutlak bir gerilik olarak
bakıyorlardı. Onlar Türklerin Orta Doğu’ya yalnızca savaşçı nitelikleriyle hâkim oldukları ve
Osmanlı gibi bir devletin de ancak Bizans kurumlarını taklit ettiği oranda güçlenebildiğini iddia
etmişlerdi. Bu da Osmanlı ile Anadolu Beylikleri ve hatta Ön Asya Türk Tarihi arasındaki
bağın kesilmesine sebep oluyordu. Aslında Anadolu Türk tarihinin incelenmesi Osmanlı’ya
geçişin Türklerin de feodal devletleşme seviyesine ne denli yaklaştıklarını gözler önüne
sermesi bakımından önemli bir dönemi kapsar. Özellikle Fuad Köprülü gibi tarihçilerimizle
birlikte Osmanlı’nın anlaşılması için “daha önce ne vardı?” sorusunu sormamıza ve -Genel
Türk Tarihi içerisinde bu soruya cevap aranacağından- Anadolu Türk Beylikleri döneminin
önemini anlamamızda bize yardımcı olur.

Malazgirt Savaşı sonrası Anadolu, Türkmen beylerinin akınlarına sahne olmuştu.
Sultanlar, askeri aristokrasinin mensuplarına belli yöreleri, kendilerini ve silahlı maiyetlerini
beslemeleri için, sadakatleri karşılığında dağıtırdı. Böylelikle Anadolu’da çeşitli Türk
hükümranlıkları, askeri aristokrasiye müstenit devletlerle birlikte yükselmiştir. Buna ek olarak,
Anadolu Selçukluları tarafından sınırlara yerleştirilmiş uc boylarının gaza faaliyetleri
neticesinde Anadolu’nun Türkleştirilmesinde büyük adımlar atılmıştır.

Beylikler, merkezi devlet yapısının zayıflamasıyla birlikte güçlenmeye başlayıp
devletleşme süreçlerine geçiyorlardı. Bunlar çoğunlukla Anadolu Selçuklu Devleti’ni taklit
ediyorlardı. Osmanlı’nın kuruluşunun erken zamanları da ancak bu dönemi anlamakla
mümkündür. Osmanlı’nın da Türk-İslam devleti mahiyetini alışı Anadolu Selçukluları’nın bir
devamı niteliğine bürünmesine sebep oluyordu. Bu da Bizans taklidi bir devlet olduğu
iddalarını çürütür. Fakat bu durum Bizans ve İslam uygarlıklarının Türk-İslam devletlerine
olan etkisini yok saymamıza sebep olmamalıdır. Bu uygarlıklardan alınan ögelerle devletleşme
süreci hızlanmıştır.

Türklerin kurduğu gerçek ve tartışılmaz devletler deyince Büyük Selçuklular’ı,
Anadolu Selçuklular’ını ve Osmanlılar’ı düşünmek gerekiyor. Daha öncesi, devletli topluma
geçebilmek için sınıflara bölünmenin derinleşmesi yoluyla bir hazırlıktı. Zaten böyle bir
gelişme olmasaydı Selçuklu ve Osmanlı feodalizmini açıklayamazdık. Çünkü hiçbir toplum
kendi iç gelişmesinin elvermediği bir aşamaya sırf dışsal etkilerle ulaşamaz.

Orta Asya kabile toplumundan Ön Asya’ya doğru zigzaglı bir feodalleşme bu dönemde
hızlanarak hitama ermeye başlıyordu. Özellikle Anadolu Selçuklu Devleti kandaşlığı en çok
kırmaya başlayan devlet oluyor ve böylelikle, Osmanlı Devleti’nden sonra, ilkel topluluktan
kalma özellikleri azaltan en önemli Türk-İslam devletlerinden oluyordu.

Beylikler Dönemi çeşitli mücadelelere sahne olsa da ilim, edebiyat, sanat ve fikir
hayatında da gelişmeler gözlemlenir. Anadolu hükümdarları tarafından kütüphaneler ve
medreseler kurulmuş çeşitli ilim alanlarında birçok eser kaleme alınmıştır. Ayrıca Mevlevilik
gibi tasavvufi fikirler de gelişmiştir. Bu dönemde Anadolu Beylikleri’nin hepsi ticarete önem
vermiş, kervansaray inşaatları ve yol yapımı gibi faaliyetlerle ticaret büyük bir gelişme
sağlamıştır. Bu durum Anadolu’daki Türk-İslam kültürünün gelişiminin ve katkılarının
kanıtıdır.

Kaynakça
Erdoğan Merçil, Hakkı Dursun Yıldız, Selçuk Mülayim, “Anadolu Beylikleri”, DİA, s.
138-143.
Feridun M. Emecen, İlk Osmanlılar ve Batı Anadolu Beylikler Dünyası, İstanbul: Timaş
Yayınları, 2016.
Halil İnalcık, Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür
Yayınları, 2019.
Mehmet F. Köprülü, Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu, İstanbul: Alfa Yayınları,
2019.
Ümit Hassan, Halil Berktay, Ayla Ödekan, Türkiye Tarihi Cilt 1: Osmanlı Devletine
Kadar Türkler, İstanbul: Cem Yayınevi, 2000.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.