Okumanızı İstediğim 5 Kitap Önerisi

Kitap Okuma Önerileri

“Bu kitap nasıl olsa var, ama az sayıda, kitapçılarca pahalı satılıyor. Neden onu okuma hakkı yalnız zengin okurların olsun?” demiş Albert Camus. İnsanların kitaplara, eşsiz bilgilere ulaşması çok kolayken neden bu eşsiz fırsatlardan yararlanmıyor hep aklımı kurcalar. Camus’nun bu eşsiz sözünden yola çıkarak bende size okuduğum kitaplar arasından 5 kitap tavsiyesi bırakacağım. Umarım kütüphanenize yeni kitaplar ekletmeyi başarırım.

Haydi o zaman konumuza geçelim.

1-) Albert Camus – Tersi ve Yüzü

Okuduğum ve belki de okumayı asla bırakmayacağım kitaplardan biridir. Kitabımız 5 hikayeden oluşuyor ama hikayeler bilindik tarzlarda değil denemesel şekilde yazılmış.

İlk hikaye yaşlılık ve ölüm üzerine ilerlerken ikinci hikaye yoksulluk ve basitlik üzerinden kurulmuş. Üçüncü hikayenin ise rastgelelik ve sıradanlığı konu edindiğini görebiliriz. Özellikle bu hikayede Camus, kendi kendiyle girdiği düşünsel bir gezi dünyasına çekiyor bizi ve burada şehirler yaşantıları esir alıyor. Dördüncü hikayede cinselliğin, yaşama arzusu ile devindiği fakat onu tam manasıyla karşılamadığı vurgulanmış.  Bir güvercinin uçuşundaki huzur bir kadının dans edişindeki cazibeden daha uzun nitelikli bir basitliğe ve sürdürülebilirliğe işaret edebiliyor. Son bölüm ise kitaba ismini veren bölüm: Tersi ve Yüzü. Bu bölümde insanın olduğu ve olacağı şey arasındaki çekişmeleri bize gösteriyor. Yani kitabın ismindeki gibi Tersini ve Yüzünü. Camus’nun dediği gibi “Daha ben istemeden yerine getirilmiş her şeyim.”

 

2-) Peter Swenson – Öldürmeye Değer Kişiler

Farklı bir kurgusu ve düşmeyen temposu olan Öldürmeye Değer Kişiler kitabını severek önerebilirim.

Alışılagelmiş polisiyelerden farklı olan bu kitapta, diğer polisiyelerdeki gibi, katilin son bölümde ortaya çıkarıldığı kitaplar gibi olmaması ve bol gerilimli olması kitabı, başka bir kalemle yazılmış ya da üstün bir zeka ile yazılmış olması zevkini yaşatıyor. Olaylar arası geçişler, kişiler arasındaki bağlantılar harikaydı. Ben özellikle Lily ve Ted Karakterlerini sevdiğimi söylemeden edemem.

Bu arada filmini de izlemenizi mutlaka tavsiye ederim.

3-) Charles Baudelaire – Kötülük Çiçekleri

Ah! Dünya ne büyüktür ışığında lambanın!

Anıların gözünde ne kadar küçük dünya!

Sözüyle giriş yapalım Baudelaire’nin Kötülük Çiçekleri eserine.

Hayatında yaşadığı trajik olayları şiirlerinde en güzel anlatan şair, benim gözümde, Charles Baudelaire’dir.

“Kötülük Çiçekleri”ne aktaracak olduğu şiirlerini 1846’dan sonra kaleme alır ve bu şiirlerden bazıları, Baudelaire hakkında, “kamu ahlâkına aykırılık” yüzünden dava açılmasına sebep olur. Bunun nedeni kitaptaki şiirlerin ana konusunun genel olarak erotizm ve şeytan üzerine olması yüzünden olduğu da söylenir. Fakat esere isnat edilen asıl suç Fransa’nın İkinci İmparatorluk Rejimi döneminin toplumsal değerlerinin aşağılamasından olmalıdır.

Eserdeki her bir şiiri derin bir anlam taşıyıp etkileyici bir anlatım sergiliyor. Elimde bulunan kitabın baskısı iki yüz sayfa olmasına rağmen bir günde bitirdim. Aslında şiirlerin yüzde doksanını alıntılayabilirdim ama bu günler sürerdi.

Bambaşka bir duygu işleyiş tarzı var ve Baudelaire, kendini bende, bambaşka bir yere oturttu. Arada kitabını açıp birkaç şiirini tekrar tekrar okuyabileceğim türde bir “şair”.

 

4-) Ece Ayhan Çağlar – Zambaklı Padişah

Şiirinin kilit noktası dildir. Çağdaşı Edip Cansever’e göre, bu dili aşmak, şiirini anlamak için başvurulacak yol yine Ece Ayhan’ın şiirleridir.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bu bir şiir kitabından çok başka bir şey; bir söz dizini bile çok şey ifade edebiliyor bazen, susup kalmışlığımıza , bir şeylere itiraz etmemişliğimize. Üslubu kendine özgü. Yer satırında sesleniş ve sohbet havası hakim. Boşuna demezler Parasız yatılıların en parasızı Ece Ayhan diye…

Eser 45 sayfadan oluşup kısa zamanda bitirilebilir ancak yine de sindire sindire okumakta fayda var.

İçinde varolan o güzel, ferahlatan, bir o kadar da canımı sıkıp dişlerimi sıkmama sebep olan o sonu gelmeyen derin manalar, üstüme üstüme geldiğini hissettiğim halde kabul edemeyip defettiğim, varlığını hiçe saydığım bir takım anlatılmaz duyguları bir cümleciğe sığdaran rahmetli Ece Ayhan’nın şiir kitabı…

 

5-) Turgut Uyar – Göğe Bakma Durağı

Bu kitap, “Çerezlik kitap” diye bahsedilen kitaplardandır. 100 sayfadan oluşan incecik kitapta Turgut Uyar’ın önemli şiirleri bulunur.

“bir sürekli kaşınmadır yaşadığım

törelere ve alışkanlığa karşı

geldim gittim geldim bir şey bulamadım

üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı

biz duralım biz sürekliyiz duralım

durukluğa, tüberküloza ve uranyuma karşı”

diyor Üstat Turgut Uyar. Ne de güzel söylüyor öyle değil mi? Kitabı elime alıp okuduğumda bende ayrı bir his yarattı. Sanki arka fonda bir melodi varmış gibi okudum. Keyif almaya başlayarak okuduğum ilk şiir kitabı…

Hani bazı kitaplar anlatılmaz ya bu kitap da o kitaplardan. Okudukça hayallere dalacağınız bu eşsiz eserleri öneri olarak bırakıyorum. Umarım önerdiğim kitaplar hoşunuza gider ve kütüphanenize yeni eserler eklemenize vesile olmuş olurum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.